Barış Manço

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Barış Manço

Mesaj tarafından lord35 Bir Perş. 12 Ağus. 2010, 06:54

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]




Konya ovasında yaşayan Mançozade adlı büyük bir aile, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alması ile birlikte Rumeliye göç etmiş ve Selanik'e yerleşmiştir. Birinci Dünya Savaşı'na kadar Selanik'de yaşayan Mançozade ailesi, savaşın hayat koşullarını güçleştirmesi nedeniyle tekrar İstanbul'a göç etmiştir. Mançozade'lerden Mehmet Abdi bey İstanbul'da bir konağa yerleşmiş ve arkadaşının kızkardeşi olan Nimet Hanım'la evlenmiştir. Yıllar sonra Nimet Hanım, Barış Manço'nun "Gülpembe" şarkısının ilham kaynağı olacaktır...

Cumhuriyet devrimlerini yaşayan aile, soyadı kanunu ile birlikte "Mançozade" olan aile adlarını değiştirerek, "Manço" soyadını alırlar. Abdi bey ile Nimet Hanım'ın oğlu Hakkı Bey, Rikkat Uyanık ile evlenir. Hakkı Bey ile Rikkat Hanım'ın ikinci çocuğu 2 Ocak 1943 tarihinde doğan Mehmet Barış Manço'dur. Onlar, Barış Manço, Oktay Manço, Savaş Manço ve İnci Manço olarak dört kardeştiler.
İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında doğan Barış Manço, ailesinin savaşın bitmesine duyduğu özlem nedeniyle "Barış" isminin kendisine verildiğini söylemektedir. Dönemin Türk Sanat Müziği sanatçısı olan Rikkat Hanım ile Hakkı Bey, Barış 3 yaşındayken ayrılırlar. Babasının yanında büyüyen Barış Manço'nun çocukluğu Kadıköy'de geçmiştir. İlkokulu Gazi Mustafa Kemal İlkokulu'nda tamamlamış, daha sonra Galatasaray Lisesi'ne devam etmiştir. 10.sınıftayken babasını kaybeden Barış Manço, Galatasaray Lisesi'nden ayrılarak Şişli Terakki Lisesi'ne gitmiş ve oradan mezun olmuştur.
Barış Manço, aileden gelen yetenekle 2 yaşından itibaren şarkı söylemeye ve Ortaokul 2.sınıf öğrencisiyken de amatör olarak müzikle uğraşmaya başlamıştır. Liseyi bitirince 20 Eylül 1963 tarihinde, önce Paris'e, oradan da Belçika'ya ağabeyi Savaş Manço'nun yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim, grafik ve iç mimari okur. Lisede çok başarılı olmayan hatta müzik ve coğrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi bir derece ile; okul birincisi olarak mezun olmuştur. Galatasaray Lisesi'nde başlayan müzik hayatı, Belçika'da da devam etmiştir...
Manço, 1969'da yurda döndüğünde, "Dağlar Dağlar" şarkısını yaptı. Bu şarkı, O'nun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Aynı yıllarda görüntüsü değişmekte, müziği ve kıyafetleri ile bir ekol oluşturmaya başladı. Barış Manço, insan ilişkileri konusunda çok iyidir. Bağlantı kuramayacağı hiçbir canlı yok denebilir. Zaten daha sonraki yıllarda da yaptığı bir röportajında; "Kendimi, toplumla diyalog kuran bir iletişim aracı olarak görüyorum" diyecektir.
1971 yılında askerlik yılları başlayacaktır. Askerdeki ilk ayları; hem ani olarak askere alınması, diplomasına rağmen üniversite mezunu olmasının tartışılması, hem de saçlarının kesilmesi nedeniyle çok keyifli başlamadı. Askerliğini Polatlı'da Topçu asteğmen olarak yaptı. Askerliğin son ayları ise güzel dostluklar ve askeriyede bir dizi konserlerle üretken bir hale dönüştü.
Askerlikten sonra yine bir süre Belçika günleri araya girmektedir. Barış Manço, sıradışı kıyafetleri, takıları, enterasan el hareketleri ve şarkılarına çektiği klipler ile bizleri şaşırtmayı sürdürmeye devam eder. Sanatçı, görevinin biraz da şaşırtıcı şeyler yapmak olduğuna inanmıştı. Yıllar geçtikçe bu davranış ve biçimlerin onun özgün kişiliği olduğunu daha iyi anlayacaktık...
Barış Manço, 18 Temmuz 1978'de Kadıköy Evlendirme Dairesi'nde Lale Çağlar (Manço) ile evlendi. Bu konuda da topluma örnek olmayı başaran Barış Manço, evliliğinde de İstanbul geleneğini sürdürdü. Bu evliliği, Lale Manço da 1998 yılında yaptığı bir röportajda "Barış içinde 23 yıl" diye tanımlıyor. Çiftin evdeki birliktelikleri, iş hayatında da devam etmiştir. Lale Manço, televizyon programlarına yönetmen ve yapımcı olarak imzasını atar. Bu beraberliğe, oğulları 19 Mayıs 1981'de Doğukan Hazar, 24 Temmuz 1984'de de Batıkan Zorbey katılır. Dünya çocuklarının Barış abisi, kendi çocuklarıyla da iyi arkadaş olduğunu söylemektedir. Yoğun iş programı çocuklarını ihmal etmesine asla neden olmamıştır.
Çocukları için en büyük öğüdü, yaptıkları işin en iyisini severek yapmaları gerektiğidir. Çocukları için tek kaygısının "adam gibi adam"lık konusunda olduğunu dile getiren Barış Manço, çocuklarının hangi mesleği yaparsalar yapsınlar, tornacı bile olabilirler ama kendi deyimiyle onlar için "Doğukan usta, öyle bir vida sıkar ki başka türlü sıkar" denmesini arzu ettiğini söylemektedir. O, doğu ile batının sentezini yapmıştı. O'na göre, doğunun herşeyi kötü, batının herşeyi iyi doğru bir kavram değildi. Oğullarına da Doğukan ve Batıkan isimlerini koyması, doğu ve batının barış içinde olması dileğinden kaynaklanmaktadır.
Barış Manço'ya göre, Türkiye'nin de bulunduğu konumun kesin bir sınırlaması yoktur. Türkiye, doğudan bakıldığı zaman batıda, batıdan bakıldığı zaman da doğudadır. Bu konudaki duygularını ise, Japonya konserinde 20.000 Japon'un Türk bayrağı çıkartıp sallamasından televizyon başındaki 60 milyon insanın gözyaşları içinde izlemesi gibi heyecanlandığını ve gurur duyması ile ifade ediyor. Barış Manço yabancı ülkelerdeki çalışmaları için yaptığı değerlendirmede, "Japonlar beni sahiplendiler, milyonlarca Japon konserlerime geliyor, CD'lerimi alıyor, Japonlar bende doğru birşeyler buluyor. Şarkılarımı didik didik inceliyorlar, onlardan konferanslar hazırlayıp televizyon programları yapıyorlar. Türkiye'de bunun onda biri yapılmadı. Belçikada ise, onların ülkelerini tanıttığım için Liege Prensliği onur ödülü verdiler. Törene limuzin ve dört eskort ile gittik. Belçika'nın en büyük gazetesi birinci sayfada yarım sayfa ayırdı. Türkiye'de ise 40 yıllık sanat yaşamımda baş sayfaya çıkamadım" gibi bir serzenişte bulunmuştu. Ne yazık ki yıllar sonra baş sayfada bulunma nedenin "vefat" olması çok hüzünlü bir durumdu...
Önemli olmaktan çok değerli olmayı tercih ettiğini söyleyen Barış Manço, duygusallığı, seçtiği bir yaşam biçimi olduğunu vurgularken, kendi deyimiyle kuzey kutbunu da asla kaybetmediğini de sözlerine ekliyor. Manço; Rus romantikleriklerinden, Korsakof, Musolski ve Çaykoski'den etkilenerek, evinin dekorasyonunda da romantik çağı, 19.yüzyıl sonu ile 20.yüzyılın başını yansıtan tarzı tercih etmişti.
Türkiye'deki en uzun ve en başarılı televizyon programlarını yaptı. 200'den fazla şarkısı O'na; 12 altın ve platin albüm/kaset ödülü kazandırdı. Şarkılarının bir bölümü Yunanca, Bulgarca, Arapça, Farsça, Japonca, İbranice, Fransızca, İngilizce ve Flemenkçe'ye çevrildi. Her ülkede şarkıları çok sevildi. Kongo'daki 12-13 bin kişinin katıldığı konserde "Domates Biber Patlıcan"ı söylerken, Kongoluların koro halinde şarkıya eşlik etmeleri şarkının evrenselliği hakkında bilgi vermektedir. Bu konuya başka bir örnek de Mısır'da yaşanmıştı. Barış Manço, Mısır Televizyonu'nda canlı yayında Dağlar Dağlar'ı Arapça söylemişti, bu programın sonunda Mısırlılar sokağa döküldüğü gibi, program da defalarca tekrarlanmıştı.
En büyük arzusunun ansiklopedilerde yer almak olduğunu söyleyen ve "Barış Manço Müzesi" kurmak isteyen Manço, "20. yüzyılda yaşamış, o yüzyıla damgasını vurmaya çalışan bir Türk'üm, 20.yüzyılın Türk müziğini yapıyorum" demektedir. Müzik ve televizyon hayatında sayısız ödüller alan Barış Manço, 1991 yılında devlet sanatçısı ünvanı, yine aynı yıl Hacettepe Üniversitesi onursal doktora ünvanı, Uluslararası Teknoloji Ödülü, Japonya Uluslararası Kültür ve Barış ödülü, Belçika Krallığı Leopold II Şövalyesi nişanı, Fransız Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Sanat Şövalyesi nişanı, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı; Türkmen Vatandaşlığı ödülleri kazanmıştır...
Barış Manço, 1999 yılında 31 Ocak'ı 1 Şubat'a bağlayan gece, geçirdiği kalp krizi sonucunda hayata veda etmiştir. Ancak, bu büyük sanatçı bıraktığı eserler ile her zaman Türk Milleti'nin kalbinde yaşayacaktır...

Müzik Hayatı
Barış Manço, aileden gelen yetenekle çocukluğundan beri şarkı söylemeye meraklıydı. İlk grubunu 15 yaşında Galatasaray Lisesi'nde kurdu. İsmi Kafadarlar olan grupta Asaf Savaş Akad da müzik yapıyordu. Kafadarlar'dan sonra, Galatasaray Lisesi'ndeki ikinci grubu Haramiler'dir. Barış Manço, 20 Eylül 1963'de liseden mezun olduktan sonra üniversite eğitimi için önce Paris'e, sonra da Belçika'ya gitmiştir.
Manço, 1963-1971 yılları arasında Belçika'da Lemistgrees adlı bir grup kurar. Amerikalı, Belçikalı, İtalyan, Kuzey Afrikalı ve İngiliz müzisyenlerden oluşan bu grup ile çalışmaları iki yıl sürer. 1965 yılında Paris Olympia'da konser veren sanatçı, 1966 yılında da Paris'de 2 adet 45'lik çıkartmıştır.
1970'li yılların başında Türkiye'ye dönen Manço, Fuat Güner, Mazhar Alanson ile birlikte Kaygısızlar adlı grubu kurdu. O yıllarda Türkiye'de gelişen aranjman modasına karşı tepki oluşturanlar, Anadolu'ya yönelik pop folk türünde şarkılar üretiyorlardı. Bu yıllarda Barış Manço, Dağlar Dağlar ile büyük çıkış yaptı. Söz konusu plak, 4-5 ayda 700.000 sattı. Barış Manço, Dağlar Dağlar'ı Keban'dan İstanbul'a giderken otobüste dağlara bakarak bestelediğini söylemektedir. Dağlar Dağlar, Barış Manço'nun 10. plağıdır. Sanatçı'nın daha önceden çıkardığı Kars, Antalya ve Karadeniz türkülerinden oluşan plakları vardır. Manço, 1971 yılında Dağlar Dağlar ile Altın plak ödülünü Öztürk Serengil'in elinden almıştır.
Bu yıllar aynı zamanda Barış Manço'nun görüntüsünün oturduğu yıllardır. Barış Manço'nun saçları uzundur, uzun otantik kıyafetler giyer, yüzükleri, bilezikleri ve kemerleri vazgeçilmez aksesuarlarıdır. O, hepimizden farklıdır; ayrıca en büyük ayrıcalığı, şarkılarını söylerken sürekli ellerini kullanmasıdır. 1970 yıllarında Manço-Moğol ortaklığı kurulur ancak bir yıl süreyle birlikte çalışırlar. 1971 yılı başlarında, Kurtalan Ekspres'i kuran Manço, aynı yılın Mayıs ayında askere gider ve Polatlı Topçu Okulu'nda topçu asteğmen olarak askerliğini yaparken müzik dünyasından da kopmamaya çalışır. Adını İstanbul'dan Güneydoğu'ya giden trenden alan Kurtalan Ekspres'in o yıllardaki kadrosunu Murat Ses, Nur Moray, Celal Güven, Özkan Uğur ve Engin Yörükoğlu oluşturmaktadır. Daha sonra Engin Yörükoğlu ayrılır yerine Caner Bora, Özkan Uğur'un yerine ise Ahmet Güvenç katılır.
1974 yılında tekrar 3 yıl süre ile Belçika'da yaşayan Barış Manço, İngiltere'de long play çıkarmıştır. 1977 yılında Kurtalan Ekspres'in kadrosuna; Bahadır Akkuzu, Kılıç Danışman ve Oktay Aldoğan katılmıştır. 1981 yılında Oktay Aldoğan ayrılmış; yerine Serdar Ertürk ve Serdar Akatlar gelmiştir. Barış Manço, 1979 yılında "Yeni Bir Gün" adlı şarkısı ile yılın erkek sanatçısı ünvanını kazanmıştır. Bu şarkı ayrıca yılın bestecisi, yılın albümü ve yılın düzenlemesi ödüllerini de almışır.
1979 yılında Kurtalan Ekspres ile Anadolu turneleri sürerken, yurt dışında da televizyon programları yapar. 1980 yılında Altın Orfe'de Nick The Copper adlı şarkı ve "Ben Bir Şarkıyım" adlı Bulgar şarkısı ile altın madalya alır. 1981'de "Sözüm Meclisten Dışarı" der, 28-29 Ekim 1982 tarihlerinde Almanya, Avusturya, İsviçre, Belçika ve Hollanda'da televizyon programlarına çıkar. 1982 yılında önce Anadolu turnesi, daha sonra da Amerika konserleri ile büyük başarı elde eder. 1983 yılında Türk pop müziği dalında yılın sanatçısı seçilen Manço, 1983 yılında İsveç Stockholm'da bir konser, 3 radyo programı, 1 televizyon programı gerçekleştirdi. 1983 yılında Eurovision'a Kazma adlı parça ile katıldı, ancak elendi. Barış Manço, aynı yıl, "Estağfurullah Ne Haddimize" diyerek mütevazi davranmasına karşı olarak, 1984 yılında, "24 Ayar Manço" diyerek değerini ortaya koymuştur. 1984 yılında ise 3 parça ile katıldığı Eurovision şarkı yarışmasından finale kaldıktan sonra çekilir.
15 Kasım 1984'de Almanya turnesi yaptı. 1985 yılında TRT için 30 Ağustos'da

Barış Manço Tv Hayatı

Barış Manço, yapabileceği her türlü işe el atmış, ve bunlarda da başarılı olmuştur. İşte bunlardan birisi de, onun televizyonculuğudur...
Bu bölümümüzde, Barış Manço'nun televizyonculuk hayatının ve televizyon programlarının ayrıntılarına ulaşacaksınız.
Barış Manço, yapmak istediği televizyon programlarını yıllarca planladı ve kafasında tasarladı. Ancak, dönemin TRT yönetiminden bir türlü olumlu yanıt alamamıştı...
En sonunda televizyon projesini hayata geçirmek için Ekim 1988'de TRT 1 televizyonuna, o güne kadar benzeri yapılmamış bir program önerdi.
"Çocuk ve aileye yönelik eğitici ve eğlendirici bir dünya belgeseli" olan ve yayına girdiği günden beri, milyonlarca izleyicinin ilgisini çeken ve ekran başına toplayan, "Barış Manço ile 7'den 77'ye" programı 1988 yılında doğdu.
"Barış Manço ile 7'den 77'ye", adından da anlaşılabileceği gibi tüm yaş gruplarına hitap ediyor ve kendi içerisinde özel bölümlerden oluşuyordu.
"Adam Olacak Çocuk" ile çocuklara, "İkinci Kahvaltı" ile büyüklerimize ve yaşlılara, "Dönence" ve "Dere Tepe Türkiye" ile yetişkinlere; dolayısıyla herkese hitap ediyordu.
Günümüzde bir hayli sevilen ve ilgiyle izlenen programlar listesinde başı çeken talk show'larda da, "4 X 21 Doludizgin" adı altında Barış Manço'nun imzası vardı.
Barış Manço Sinema Hayatı
Barış Manço'nun, 1975'de çevirmiş olduğu ilk ve tek filmi "Baba Bizi Eversene"...
"Baba Bizi Eversene", komedi filmleri arasında özel bir yere sahip. Bunun sebebi, hem filmin konusunun ilginç olması, hem Barış Manço'nun tek filmi olması, hem de kadronun usta ve ünlü oyunculardan oluşması...
Filmde Barış Manço'nun bir çok şarkısının kullanıldığını görüyoruz. Filmin başlangıç ve bitiş şarkısı olarak "Nazar Eyle" seçilmiş. Ayrıca, filmin akışı içerisinde Barış Manço'dan direkt olarak ya da arkaplandan "Gamzedeyim", "Ben Bilirim", "Fairground", "Dere Boyu Kavaklar", "Acıh da Bağa Vir", "Bir Bahar Akşamı" gibi parçaları duyabiliyoruz. Filmin hareketli veya duygusal anlarında "Tavuklara Kışt De", "2023" ve "Vur Ha Vur"un da melodilerini duymak mümkün.

Barış Manço Kronoloji

1943 İstanbul Zeynep Kamil Hastanesi'nde doğdu.
1958 15 yaşındayken, "Kafadarlar" adlı ilk müzik grubunu kurdu.
1960 İkinci müzik grubu olan "Harmoniler"i kurdu.
1962 İlk 45'liğini çıkardı.
1963 Desen ve grafik sanatları eğitimi almak için Belçika'ya gitti.
1964 Fransa'da üç şarkılık sansasyonel bir 45'lik plak çıkardı.
1966 Paris'te iki yeni 45'lik plak daha çıkardı.
1969 Türkiye'ye döndü ve Mazhar Alanson - Fuat Güner ile birlikte "Kaygısızlar" grubunu kurdu.
1970 "Dağlar Dağlar" adlı şarkının sözlerini yazdı.
1971 Amasya'da askerlik yılları başladı.
1972 "Kurtalan Ekspres"grubunu kurdu.
1975 "Baba Bizi Eversene" adlı ilk ve tek sinema filmini çekti.
1976 Belçika'da Kurtalan Ekspres ile birlikte "Nick The Chopper" adlı albümünü çıkardı. Bu albüm tüm Avrupa'da büyük yankı uyandırdı.
1979 Yılın Erkek Sanatçısı, Yılın Bestecisi, Yılın Grubu ödüllerini aldı.
1981 "Sözüm Meclisten Dışarı" adlı albümün çıkması ile birlikte Barış Manço bir tutku haline geldi.
1983 Yılın en iyi pop müziği sanatçısı seçildi. Aynı yıl, "Kazma" adlı şarkısıyla Eurovision'a katıldı ve elendi.
1984 Türkiye'de, Belçika'nın reklamını yaptığı için müzik elçisi seçildi.
1988 30.Sanat Yılını, "Ful Aksesuar '88 Manço Sahibinden İhtiyaçtan" adlı albümüyle kutladı. Ayrıca, 7'den 77'ye adlı efsane tv programı yayın hayatına başladı.
1989 TRT tarafından yılın en başarılı pop müzik sanatçısı seçildi.
1990 "Darısı Başınıza" adlı albümü ile birlikte, başarılarının doruk noktasına ulaştı.
1991 Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı Ünvanı'na layık görüldü.
1996 Japonya'da büyük bir konser vererek, "Live In Japan" adlı albümünü çıkardı.
1998 Aralık 1998'de 7'den 77'ye programının 378. bölümünü çekerek, Türk Televizyon tarihinde bir rekora imza attı. Bu, efsane tv programının son bölümüydü.
1999 "Mançoloji" albümünün çalışmalarına başladı. Ancak, "Ömrümün Sonbaharında" şarkısında dediği gibi, son şarkısını tamamlayamadan hayata veda etti.

Rahmetli Baris MANCO, Fransa'da bir televizyon programına katılır. Herşey gayet güzel giderken, sunucu klasik Avrupalı edası ile:
'Siz Türkler barbarsınız' muhabbetine girer.
Bunun üzerine Barış Manço sunucuya üzerinde para olup olmadığını sorar.
Sunucu, cebinden bir kaç banknot çıkartıp Barış Manço'ya uzatır:
B.M.: Simdi bu paranın üzerindeki kim?
Sunucu : General bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık yapmıştır, vs.
B.M : Peki bu?
Sunucu : Teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, şöyle etmiştir.
Bunun üzerine Barış Manco cebinden bir kaç banknot çıkarır ve
üzerindekileri teker teker anlatır:
B.M.: Bu Mevlana Celaleddini Rumı; ünlu bir Türk düşünürüdür.
Bu Halit Refik KARAY; ünlü bir Türk Edebiyatçısıdır.
Bu Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti' nin kurucusudur.
Sessizliğin üzerine sunucuya bakarak söyle der.
____________________________________________________

_________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
lord35
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 1785
Kayıt tarihi : 05/08/10
Nerden : izmir

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz